eskiden umduğum çok şey vardı
şimdi ise unuttuğum
sandıkların içine bir heves doldurduğum
naftalin diye heyecana sardığım
yapabilirimlerim vardı
keşke o ben olsaydım deyip
kıskandığım çok kadın vardı
-İnsan kendinden
umduğunu kıskanırmış-
Ah’lar
ağacı
Kırmızı
Karanfil
şimdi kıskanmaktan arlandığım
unutuşum ve arım
olgun bir yapamazlığın
kabullenişinden değil ya
yoksunluktan olduğundan
içimin doluşu
kalemin susuşu
kağıdın duruşu
zor geliyor bana
kelime kendini tamamlamaz
bir başına bir cümleye
bende sarıp sarmalayacak
besleyip büyütecek
bir bütüne kavuşturarak
deha yoksunluğu
yoksunluğa var demek ne garip
olmayanı kıskanıp
kıskançlıktan ar çekmek ne garip
Eksikli yaşamaya ne zaman başlar insan
zora koşan kendini bir zaman
şimdi boşa koştuğunu
-kelime defterleri, parlak kağıtlar, divit kalemler, başucu kitapları-
anlatabiliyorsa kendine
vazgeçtim defterlerden, kağıtlardan, kalemlerden
büzüştüm sıradan kelimelerin yayıldığı
cümlelerin satır aralarına
cesaret dedim bir uzlaşmazın dehası
ve bir “o bende var” ahmaklığı
ilki yok, ikincisi varın karın ağrısı
yoktu, anladım
geri alamadım
şimdi müsveddelerin bile
korkağıyım
hışır da hışır
kıpır da kıpır
kalemin değdiği kağıtta
eksilte eksilte hışır hış
vazgeçe vazgeçe kıpır kıp
şimdi kuru bir sözlük gibi
her kelime tek manalı
beni kaldırıp rafa koymalı
şimdi acı kendine “sığdayım”
sonra suçla “ben aslında istesem”
sonra yutkun “çok iş…”
sonra ağla “aslında ben…”
sonra anla “aslında hiç…”
“hiçbir kitaptan öğrenilmez”
daha ne gerek
“belki bilmediğim bir dilin saklısın”
neyine gerek
bilebildiğimiz dillerde okuyor
bilemediğimiz için yazamıyoruz
o yüzden çokça okuyor
sıkça yazamıyoruz
herkesin her ahının
içinde böldüklerinin yazılabildiği
bir dünyada yazar olmak da ne ki?
“fazla kibir, boş inanç
sen kendini ne zannediyorsun”a
inanmak istiyorum
kelime defterleri, hazır kağıtlar
o kalemler
gözüme değmesin istiyorum
sevdiğim şair kadınlar
Ah’la baktıklarım
bir yapabilirlik kondururken kağıda
gerçek bir gülüp geçme anının gelmesini
ve bir daha gitmemesini
Ah’lar
ağacı
Kırmızı Karanfil
sonra
sığlığım- işte o benim
ve yazma hayali olan ve hiç yazma umudu olmayan benim
arsızlığım
artık bitsin istiyorum
keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınlarına
kıskanarak bakıyorum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder